T.C. GÖYNÜK İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ RESMİ WEB SİTESİ - İlçemiz
Ana Menü
· ANA SAYFA
· İLÇEMİZ
· PERSONEL DURUMU
· MÜFTÜMÜZ
· DAİRE PERSONELİ
· TÜM PERSONELİMİZ
· CAMİLERİMİZ
· YATILI KUR'AN KURSUMUZ
· KUR'AN KURSLARIMIZ
· İLAHİ KOROMUZ
· SİTE İÇİ ARAMA
· ZİYARETÇİ DEFTERİ
· HİZMET STANDARTLARI
· ESKİ MÜFTÜLERİMİZ
· BAĞLANTILAR
· HAVA DURUMU
· DUYURULAR
· HUTBELER
KUTLU DOGUM

RAMAZAN

CAMİLER HAFTASI

AEP (AİLE EĞİTİM PROG.)

İslâmiyet

 Din Nedir ?
 İslam Nedir ?
 İman Nedir ?
 Meleklere İman
Resmi Gazete

Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 557
· En Yeni Üye: Weecyreip
İlçemiz
Göynük ilçemiz Bolu iline bağlı olup il merkezine 98 km. mesafede tarihi şirin bir ilçedir.

İlçemiz İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropolün tam ortasında ve bu iki büyük şehrin, tabiat güzelliği ve ormanlarıyla arka bahçesi konumundadır.

İlçemiz Bilecik, Eskişehir, Ankara ve Sakarya illerinin sınır komşusudur.

İlçemizde, 7 adet cami, 3 adet türbe, 1 adet hamam, 1 adet Zafer kulesi, 2 adet resmi kurum binası, (Belediye ve Hükümet konağı), 2 adet çeşme, 1 adet tarihi çınar ve muhtelif

mimari özelliklerinden dolayı tescillenmiş sivil mimari örneği konut ve işyerleri ile birlikte toplam 127 adet tescilli eski eser bulunmaktadır.

Bunun yanı sıra cephe korumalı 40 adet sokak dokusuna katkısı olan binamız bulunmaktadır.

İlçemizdeki önemli tarihi eserler şunlardır;

Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin Hz. Türbesi,

Ömer Sıkkiyn (Bıçakcı) Hz. Türbesi ,

Debbağ Dede türbesi,

Gazi Süleyman Paşa tarafıından inşa ettirilen Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı,

Kurtuluş Zaferi anısına dönemin Kaymakamı Hurşit Bey tarafından 1922 yılında yaptırılan ve ilçemizin her yerinden görünen 30 mt. yüksekliğindeki Tarihi Zafer Kulesi önde gelenlerden

bazılarıdır.

İlçemiz mevcut durumu ile tarihi dokusu bozulmamış ender rastlanan Osmanlı kasabalarından birisidir.

İlçemiz en eskisi yaklaşık 700 yıllık eski eser niteliğindeki konut, işyeri, hamam, türbe, hazire, tarihi çınar ağaçları gibi tarihi değerlerle süslü olup bu eserler halen işlevlerini sürdürmektedirler.

Bu değerlerle birlikte halen yaşayan bir tarih olan ilçemizde kültürel değerler ve gelenekler, giyim kuşam, yöresel Folklor, yöresel mutfak kültürü ve sosyal ilişkiler halen korunarak yaşatılmaktadır.

İlçemizde korunan tek yapıların yanında tüm yerleşim alanı kentsel sit alanıdır.

Bu konuda yapılan çalışmalar eski araştırmalar ile birleştirilerek geçmiş ve bugünkü durumlar tesbit edilmiştir.

En son kapsamlı çalışma ise 1991 yılında İller Bankası, Göynük Belediyesi ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tesbit elemanlarının müşterek çalışmaları ile halen yürürlükteki Koruma Amaçlı İmar Planı yapılarak yürürlüğe konulmuştur.

Bu Koruma Planı titizlikle halen uygulanmaktadır.

Yukarıda saymış olduğumuz bu güzelim değerlerin farkında olan ve bu tarihi atmosferi canlı olarak yaşamak isteyen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan ilçemiz bu özellikleriyle genellikle hafta sonları turist akınına uğramakta ve tarihi Safranbolu ilçesinin alternatifi durumundadır.

Halen ilçe merkezinde hizmet veren bir adet turizm işletme belgeli otel ve konağımız mevcuttur.

Gelen turistlerin yeterli düzeyde konaklamalarının sağlanması, her tür sosyal imkanlardan faydalanarak ilçeden memnun bir şekilde ayrılmış olmaları yeni turist akınlarına vesile olacağı kanaatiyle, ilçemizde bu yönde birçok çalışmaları sürdürmekteyiz.

Sonuç olarak basın ve medyada “Saklı İlçe” tabirine muhatap olan Göynük ilçemizin artık bu imajından kurtarılarak bir “Açık Hava Müzesi” haline getirilebilmesi için gereken girişimlerimizi de devam ettirmekteyiz.

Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
VEDA HUTBESİ

VEDA HUTBESİ

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamıyacağım.

"İnsanlar!

"Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.

"Ashabım!

"Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptı olayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım!

"Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas’ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

"Ashabım!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia’nın kan davasıdır.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, şeytan su toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek islerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kildiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkiniz, kadınların da sizin üzerinizde hakki vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkinizi; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izisiniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onların yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve âdete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabi Kur-ân-ı Kerim ve diğeri Ehl-i Beyt'im itretimdir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

"Ey insanlar!

"Cenab-ı Hakk her hak sahibine hakkini vermiştir. Her insanin mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah’ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tövbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandir. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahin da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.

"Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.

"Suçlu kendi sucundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

"Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız. Allah’ın haram ve dokunulmaz kıldığı cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hırsızlık yapmayacaksınız. "İnsanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.

"İnsanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

Sahebe-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah’ın elciliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şehadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şehadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab!"



www.goynukmuftulugu.gov.tr
ESMA'Ul-HUSNA
MEDİNE-CANLI TV İZLE

KABE CANLI TV İZLE

Kur'an-ı Kerim

 Online Hatim
 Kur'an-ı Kerim Dinle
 
e-bordro

Anket
Web sitemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?





Oy vermek için üye olmanız gerekmektedir.
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 1,258,201 Tekil Ziyaretçi
   | Üye OL! Şifremi Unuttum?